Günümüzde bir şirketin piyasa değerini belirleyen ana unsur, sahip olduğu fabrikalar veya gayrimenkuller değil; tescil ettirdiği markaları, algoritmaları, tasarımları ve patentleridir (İntangible Assets). Ancak Türkiye'de yüzlerce şirket, "Markayı/Patenti bir kez tescil ettirdik, iş bitti" yanılgısıyla hareket etmekte ve bu rehavet sebebiyle milyarlık yatırımlarını "Marka İhlalleri" (Infringement) veya iptal davaları sonucu rakiplerine kaptırmaktadır.
Ertuğ & Partners olarak, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ve TÜRKPATENT'in 2026 yılı güncel uygulamaları çerçevesinde; şirketlerin fikri mülkiyet (IP) portföylerini sadece tescil etmekle kalmayıp nasıl "Savunacakları" ve uyuşmazlık anında nasıl aksiyon alacaklarını mercek altına alıyoruz.
1. Zayıf ve Aşırı Geniş Başvuru Tuzağı
Türkiye'de sınai mülkiyet haklarının korunması tamamen "Tescil İlkesine" dayanır. Noterden onaylattığınız veya fiilen yıllardır kullandığınız bir isim, TÜRKPATENT sicilinde sizin adınıza kayıtlı değilse hukuken hiçbir ağır yaptırım gücü yoktur.
2. Portföy Savunması: "Bülten İzleme" ve İtiraz Sınırı
Dünyanın en iyi markasını tescil etmiş olabilirsiniz, ancak bu, rakiplerinizin sizin markanızın 1-2 harfini değiştirerek veya logonuza benzeyen görsellerle (İltibas) TÜRKPATENT'e sinsice başvuru yapmayacakları anlamına gelmez.
3. Kullanma Yükümlülüğü: 5 Yıl Kuralı (İptal Davası)
Piyasada çok bilinmeyen ancak holdingleri en çok sarsan kuraldır. Bir markayı tescil ettirip o isimle pazara hiçbir ürün çıkarmaz veya hizmet vermezseniz (Sadece ismi bloke edeyim niyetiyle); tescil tarihinden itibaren 5 yılın dolmasıyla marka tehlikeye girer.
4. Patent Stratejisi: Gizlilik mi, Tescil mi?
Buluş yapan bir şirketin iki yolu vardır:
5. İhlal Durumunda Saha Operasyonu: Delil Tespiti ve İhtiyati Tedbir
Bir rakibinizin sizin markanızı, patentinizi veya tasarımınızı direkt olarak taklit ettiğini (Örn: E-ticaret sitelerinde sahte satış) fark ettiğiniz an, hemen avukata gidip "Tazminat davası açalım" demek en büyük stratejik hatadır.
1. Baskın (Delil Tespiti): Dava açtığınızı duyan karşı taraf, 1 saat içinde tüm e-ticaret sayfalarını siler, depodaki sahte malları kaçırır ve ortada ispatlanacak ihlal/zarar kalmaz. HMK m.400 uyarınca delil tespiti istenebilir; delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali varsa hukuki yarar var sayılır. E-ticaret ilanlarının silinebildiği, stokun taşınabildiği bu tür dosyalarda koşul tipik olarak gerçekleşir. Tespit, hâkim ve bilirkişi marifetiyle depoda veya sunucu üzerinde yapılır. Karşı tarafa önceden haber verilmeksizin tespit yapılması ise istisnai bir imkândır; talep bu yönde açıkça kurgulanmalı ve delilin kaybolma riski somut olarak ortaya konmalıdır.
2. İhtiyati Tedbir ve Elatmanın Önlenmesi: Malların veya sitenin satışa devam etmesi engellenmeli, piyasadan toplatma (Tedbir) kararı alınmalıdır.
3. Zararın Hesabı: Son aşamada karşı tarafın bu taklit ürünlerden elde ettiği tüm haksız kâr, tazminat olarak kuruşu kuruşuna şirkete icra yoluyla geçirilmelidir.
Bu analitik makale SMK mevzuatı ışığında bilgilendirme amacı taşımakta olup, markalarınızın ve patentlerinizin risk yönetimine dair bağlayıcı veya garantili bir hukuki danışmanlık mahiyeti taşımaz.
Son güncelleme: 10 Ağustos 2026.
